Embed

"boş vakitlerinde ne yapıyorsun?"



Tanımak, bakmaktan sonra gelen ikinci ve üçüncü bakışlarda gizlidir. Her bakılan görülmez.

Görmek bir ön hazırlık gerektirir.

Daha yakından tanımak istediklerimize ilk soru „boş vakitlerinde ne yapıyorsun?“ ile başlar.
Bu soru hep aynı şekilde sorulup, hep aynı mutantan cevaplar alındığı halde bütün zamanların
vazgeçil(e)mez sorusu olarak varlığını korumaya devam eder.

Daha yakından tanımaya talip gözüktüğümüz kişi, sıralar;


„Boş vakitlerimde sinemaya giderim, kitap okurum, müzik dinlerim.“

Kitap okur da, ne okur?
Haftada bir ya da hergün muhakkak okuduğu belli bir sayfa adedinden mi bahsetmektedir?


Kitap okur da, nasıl okur?
Altını çize çize, derkenar düşe düşe mi? Kitap okur da, döne döne mi okur?


Herkes boş zamanlarında müzik dinlediğini söyler.
Hatta bazıları için zamanın boşluğu yada doluluğu sözkonusu olmadan sadece müzik vardır.

Ne tür müzikten hoşlandığını sormayı akıl ederiz de
bu hoşlandığı müziği hangi alemlerin eşliğinde dinlediğini sormayız.


Dinlediği müzik onu nerelere götürür ve dahi nerelere getiriyordur?


Bu soruların cevaplarını alacak kadar babayiğit olanına pek kolay rastlanılmaz.
Onun için sorular „bana neler söyliceksin
den ziyade „bak sana neler de soruyorum yorumlu,
kendine dönük bir hayranlığa teşnedir.



'sözün ve sükûtun renkleri ~ fatma karabıyık barbarosoğlu'

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !