Embed

.:Ne seyircileriz acılara bulaşmayan

Bazı hikayeler herkes içindir.

İçine girmek, hikâyeye ortak olunmak istenmese bile.

Bir iklim olarak hayatın ortasına düşer. Rüzgârı herkesi bulur.
Herkes aynı noktaya kilitlenir. İdrak donar.
Donmuş idrak uzaktakını yakın kılarken, yakındakini yabancılaştırır.
Başkalarının masal hayatı en yakındakini acılarını geçersiz kılar.

Kendini onun yerine koy der bilge kitaplar.
Acı çekenin yerine, ölenin yerine, fakir kalanın yerine.
Öğüt’ün ilk yarısı dinlenir. Kendini onun yerine koyduğumuz hiçkimsenin
onun yerine olmak istemedi değil de; herkesin onun yerini almak istediğidir…

Ne kendi acılarımıza aşinayızdır, ne en yakınımızdakinin.
Ama en uzaktakini biliriz. O‘nu biliriz. Onun camdan hayatını.
Bilmek için, inanmak için sanki herşeyin ve herkesin cam üstüne düşmesini bekleriz.

Görüdüğümüz değildir bizi inandıran. Seyrettiğimizdir.
Çünkü görüleni yalnız kendimiz görüyoruz diye korkarız…

Birileri sorguya çekmeden, ne kadar iyi seyreden olduğumuzu
ispatlamak icin alelacele anlatırız birbirimize.
Yorgun saatlerde, gözümüz camda, en iyi seyreden ünvanını kazanmak uğruna katlanırız
seyir seanslarına. Seyretmediğimiz demlerde gördüğümüze hiç yaklaşmayız.

Şu yol parası yetmediği için mahcup kimselere belli etmemeye çalışarak
şöförden yardım isteyen ihtiyarı
niye görmeyiz?

Şu yaşlı kadın niye böyle iki büklüm, kendi gibi zayıf filesini, fersiz fersiz götürmektedir?

Şu vapurda unutulmuş paket gibi, kendini koyuvermiş sarı yüzlü delikanlının derdi nedir?...

„Karnım acıktı“ diye sucuk, sosis kokan büfeye dogru hamleden çocuğu,
ayakkabıları yırtık kadın nasıl susturacaktır?...

Daha ne kadar artacaktır sokağımızdaki dilencilerin sayısı?

Herkes okula giderken, kaydı yapılmadan geri dönen minik kız,
yüreğindeki ateşi avuçlarına doldura doldura kaç vakit ümitle bekleyecektir…

Daha kaç defa yürünmüş, menzile varılmış yollar geçersiz kalacaktır?
Ferhat’ın dağları delen sabrı misali, daha kaç kez sınanacaktır insanların sabrı?

Ne çok hikayemiz vardır. Ve ne çok hikaye saklıdır her yüzde.
Ne ki görmeyiz ve görülmeyiz, seyreden olmayınca. Selamsızdır şehrin sokakları..


„sözün & sükûtun renkleri ~ fatma karabıyık barbarosoğlu“

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !